"Halk kitlelerinin önünde durmak imkansızdı"

Das Interview auf Deutsch finden Sie hier

Cevaplayan: Greenpeace Akdeniz İklim ve Enerji Kampanyası Sorumlusu Cenk Levi:

Japonya’daki yasanan felaketten sonra, türk hükümetinin Türkiyede nükleer santral yapimi ile ilgili ne düsünüyorsunuz? Japonyada yasanan deprem sonrasi nükleer santral patlama riski Türkiyede de olabilir mi? Nede olsa insaasi düsünülen Akkuyu nükleer santrali deprem fay hattinin cok yakininda bulunmakta…

Japonya’da yaşanan nükleer felaket bir kez daha nükleer santrallerin güvenilir olmadığını bizlere ispatlamakla kalmadı, nükleer reaktörlerin içerdiği tehlikelerin gerçekliğini bir kez daha gözler önüne serdi. Bilindiği üzere Ecemiş fay hattı Akkuyu nükleer santralinin yakınlarından geçmekte (yaklaşık 25km) böyle bir riskin varlığını bile bile böyle bir projeye ısrarla devam etmek, gerçekleri görmezlikten gelmek, Türkiye’deki insanların geleceğini tehlikeye atmaktadır. Japonyadaki deprem ve sonrasındaki tsunami felaketi nükleri hayatımızdan çıkarmamızın zorunluluğunu gördük. Nükleer endüstrisi asla tam anlamıyla şeffaf değildir, Akkuyu’da Ruslara teslim edilen bir nükleer santralde meydana gelecek bir arıza, problem kaonuoyundan saklanabilir. En kötü senaryoda çekirdek erimesi yaşanabilir ve Çernobil’den büyük bir felaket yaşanabilir.

Sizce nukleer santral insaa projesi Japonya’da yasanan nukleer felaket tehlikesinden sonra hala gecerlilik arzediyor mu?

Japonyadaki nükleer felaketinden sonra pek çok Avrupa ülkesinde kurulması planlanan nükleer reaktörlerin projeleri askıya alınırken, hükümetimizin bu konunun üstünü kapatmaya yönelik açıklamaları ve inatçılığı anlaşılamaz. Dünya nükleer reaktörleri ve bu enerjiden ayrılmanın yol haritasını çiziyor. Dünyada böyle yoğun tartışmaların olduğu bir sürede, ülkemizdeki nükleer projeler geçerliliğini yitirmiştir bizce. Hükümet sadece bir prestij meselesi halien getirdiği için geri adım atmaktna çekiniyor olabilir ancak nükleer çok ciddi bir meseledir, gerekiyorsa geri adım atılmalı ve planlar rafa kaldırılmalıdır.

Türkiyede 1998 yilinda yasanan depremde yaklasik 20.000 hayatini kaybetmisti. Türkiyede tekrardan böyle bir depremin olmasi söz konusu olamaz mi?

Nükleer felaketler sadece depremlerden sonra meydana gelmez. Teknik arızalar, ,nsan hatası, tetör saldırısı gibi sebeplerle de meydana gelebilir. Örneğin 1979 yılında yaşanan Three Miles kazası ve 1986 yılındaki Çernobil kazalarının sebebi depremler değildi.

Bu konuyla ilgili Türkiyedeki güncel durum/ atmosfer nasil? Daha cok olumlu mu yada olumsuz mu?

Japonya’da yaşanan nükleer felaket sonrası, halkımız nükleer santrallerin içerdiği riskleri daha ciddiye almaya başladı. Nükleer enerji ve santraller konusundaki tartışmalar alevlenmekte ve nükleer karşıtı duruş kuvvetleniyor. Nükleer karşıtı platform gelişmeler üzerine basın açıklaması yaptı. Pek çok STK ve meslek örgütü de üst üste nükleerden vazgeçilmesi üzerine bildiriler yayınladı. Bizim de destekçilerimizden Almanya’daki gibi büyük ve kapsamlı bir protesto düzenlememiz için talepler geliyor.

Nükleer santral tartismalari Türkiyede tekrar alevlendi. Hafta sonunda insanlar Istanbulda yürüyüş düzenlediler? Kac kisi bu yürüyüse katildi, biliyor musunuz?

Nükleer santrallere karşı olan ses ve durum sadece İstanbul’da değil, başka pek çok şehirde de duyulmaya başladı. Uzun bir süredir sessiz kalan NKP – nükleer karşıtı platform- Japonyadaki kazadan sonra, yeniden ivme kazandı. Katılım kısıtlı bile kalsa bu kadar kısa bir sürede pekçok duyarlı insananın bir araya gelemsi beni kişisel olarak tatmin etti. Gelecekte bu konuda insanların daha da bilinçleneceğina olan inancımı artırdı.

Nukleer santral tartismasinda hangi siyasi olusumlar karsi karsiya geliyorlar? Hükümet, muhalefet, yada diger partiler nükleer santral yapimi ile ilgili ne düsünüyorlar?

İktidar partisi nükleer karşısındaki tutumunu açıkça belirtmiştir. Ümit etmekteyiz ki iktidar partisi bu konudaki yanlış tutumunu değiştirir ve nükleer enerjiden vazgeçer. Muhalefet partilerinin de nükleer konusundaki tutumlarını açıkça ortaya koymaları gerekiyor. Bu tutumlarında halkın, parti programlarında yansıtmalarını bekliyoruz.

Akkuyu da insaa edilecek nukleer santral Basbakan Recep Tayyip Erdoganin bir nevi „güc simgesi“. Sizce bu proje atom santrali karsitlari tarafindan nasil engellenebilinir?

Üklemizin güç simgelerinden çok, geleceğe yönelik gerçekçi, akılcı ve temiz enerji politikalarına ihtiyaç duymaktadır. Halk kitlelerinin önünde durmak imkansızdır. Mısır ve Tunus’ta halkın sesini dinlemeyi tembih eden Başbakanımıza da bu konuda halkının sesini dinlemesini öneririm.

Sizce olaylara Basbakan Erdoganin tepkisi nasil olacaktir?

Başbakanın bu sefer hem kendisini, hem de bizleri şaşırtmasını, nükleer karşıtlarının sesine kulak vermesini ve bu sesi Rusya ve Japonya hükümetlerine biz nükleersiz bir gelecek sunacağız diye iletmesini istiyoruz.

Sizce Türkiyenin atom enerjisinie ihtiyaci var mi? Su an Türkiye enerji ihtiyacini asil karsiliyor?

Atom enerjisinden sadece elektirik üretilebilmektedir. Enerji ihtiyaci sadece elektrikle sınırlı degildir. Enerjiye ulaşımda, ısınmada da ihtiyaç vardır. Nükleer enerji bunlara cevap veremiyor. Türkiye enerji (d)evrimi raporumuzda Türkiye’nin enerji yol haritasını ve alternatiflerini sunduk.

Türkiye „yenilenebilir enerji“ye ne kadar yatirim yapiyor?

Türkiye’de temiz enerji politikaları hep nükleer, petrol ve kömür politikalarının gölgesinde kaldı. Siyasi irade bu üçlüye gösterdiği ilgiyi ve teşviği temiz enerjilere göstermedi. Tam tersine bugün yasalar daha çok bu üçlüyü kayırır nitelikte. Örneğin güneş enerjisi son yenilenebilir enerji yasasıyla 600 MW olarak sınırlandı. Oysa sadece Akkuyuya 4800 MW nükleer güç yapmak istiyorlar. Ama yine de dünyadaki gelişmeler gösteriyor ki, artık yenilenebilir enerjiler kaçınılmaz olarak hızla gelişmeli yoksa üzerinde yaşadığımız dünya ölecek.

Kommentare

Wir freuen uns auf Ihre Kommentare zu diesem Artikel.

Bitte verwenden Sie dazu unsere Facebook-Seite - hier.

Wir freuen uns auf Ihre Kommentare zu diesem Artikel.

Bitte verwenden Sie dazu unsere Facebook-Seite - hier.