Alman istihbarat birimleri uyarıyor: PKK terör ve şiddet hazırlığı yapıyor

Türkiye'de terör ve şiddet eylemlerini arttıran PKK'nın Almanya'da da yeni eylem hazırlıkları içerisinde olduğu ortaya çıktı. Deutsch Türkische Nachrichten'in (DTN) verdiği habere göre Alman istihbarat birimleri PKK'nın 2011 sonbaharındaki eylemlerini koordineli ve bir merkezden olacak şekilde yürüttüğünü düşünüyor.

Buna göre PKK’nın 2011’in Eylül-Aralık ayları arasındaki dönemde kamusal ve özel kuruluşlara gerçekleştirdiği eylemlerin bir merkezden yönetildiği belirtiliyor. Bu dönemde yapılan eylemlerden bir televizyon kanalı, üniversiteler, CDU’nun teşkilatları ve devlet kuruluşlarının etkilenmişti. Bu arada 2004-2010 yılları arasında PKK’nın gerçekleştirdiği 2 bin 800 saldırı hakkında soruşturma başlatıldığı kaydedildi. Resmi makamların kayıtlarına göre PKK’nın muhtemel eylemcilerinin sayısının da 13 bine yükseldiği tahmin ediliyor.

Özellikle “Kürt kültür etkinlikleri” adıyla gerçekleştirilen organizasyonlarda PKK’nın yasaklı sembollerinin ortaya çıkarıldığı tespit edildi. Bu etkinliklerde ayrıca PKK lideri Murat Karayılan’a ait görüntülü mesajların ve videoların da yayınlandığı belirlendi.

Resmi makamların vardığı sonuçlar arasında PKK’nın eylemlerinin “sıklığı” ve “şiddet oranının” da arttığı yönündeki ifadeler dikkat çekti. DTN’nin haberinde Anayasayı Koruma Dairesi’nin 2010 yılına ait raporunun 287-235’inci sayfaları arasından da işaret edildiği şekilde, resmi makamların özellikle ‚Almanya Türkleri’nin güvenliğinden endişe ettiğine dikkat çekildi. DTN’e konuşan Alman istihbarat yetkilisi PKK’nın izlediği yeni stratejiyi “en az eylemle en etkili sonuca ulaşmak” şeklinde tarif etti. Aynı yetkiliye göre istihbarat birimleri özellikle devletin adalet mekanizmasının PKK ile mücadelede kararlı bir tutum izlememesinden şikayetçi. Buna göre özellikle Kuzey Ren Vestfalya (KRV) eyaletindeki adli birimlerin “açıkça ihmalkar” davrandığı ifade edildi. KRV’deki adli birimlerin personel yetersizliği nedeniyle her şüpheli vakayı takip edemeyeceğini belirttiği ve Federal Yargıtay aksi yöndeki ifadesine rağmen cezai takibatın sadece büyük vakalar üzerine yoğunlaştığı belirtiliyor.

Aynı yetkili açıklamasının devamında PKK’nın büyük etkinliklerinin sadece bağışlarla finanse edilmesi mümkün olmayacak kadar geniş kapsamlı olduğuna dikkat çekti. PKK’nın etkinlikleri için sağladığı finansmanın birçok farklı kanaldan gelmesi nedeniyle resmi makamların geçerli bir delile ulaşmakta zorlandığı belirtiliyor. Resmi makamlar PKK’nın 1999 yılından bu yana bağış ya da şantaj yoluyla 250 milyon Euro gelir elde ettiğini tahmin ediyor. PKK’ya kaynak aktarımında özellikle Sol Parti’nin (Die Linke) önemli rol oynadığı sanılıyor. İstihbarat birimleri özellikle Sol Partili siyasetçilerin PKK’ya açık destek vermesinden duydukları rahatsızlığı dile getiriyor. Sırf bu nedenle 26 Kasım 2011’de PKK’nın Brandenburg Kapısı’nda gerçekleştirmeyi planladığı bir yürüyüşe izin verilmediğine işaret edildi. Sol Partili federal milletvekili Heidrun Dittrich’in bunun ikamesi olarak düzenlemeyi planladığı yedek etkinliğin de aynı gerekçeyle yasaklandığı öğrenildi. PKK ve Sol Parti işbirliği ile gerçekleşen eylemlerde aynı tarihteki hafta sonunda 60’a yakın eylemci göz altına alınırken, operasyonlara katılan 90 polis de yaralanmıştı.

DTN’in verdiği habere göre Alman istihbarat birimleri Sol Parti’nin seçim taktikleri gereği oy kaygısıyla PKK’ya destek verdiğini düşünüyor. Kürt Dernekleri Federasyonu ‚Yek-Kom e.V.’nin resmi makamların bu tutumunun rövanşı olarak KRV’deki seçimlerden önce “Oyunuzu Sol Parti’ye Verin!”çağrı’sını yaptıkları belirlendi. Ali Atalan ile Hamide Akbayır’ın Sol Parti’den KRV Eyalet Meclisi’ne girmesini Kürt kökenlilerin oyları sayesinde gerçekleştiği tahmin ediliyor. Bu arada KRV’deki SPD-Yeşiller Partisi’nden oluşan azınlık koalisyonunun ise Sol Parti’nin sesini çıkarmaması sayesinde hayata geçirilmiş olması ise “ironik” olarak değerlendiriliyor. Çünkü bu Almanya’nın en kalabalık eyaletindeki hükümetin dolaylı olarak da olsa Federal Yargıtay’ın terörist bir yapılanma olduğuna hükmettiği bir PKK’nın desteğinden yararlandığı anlamını taşıyor.

Diğer yandan Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti Yüksek İdari Mahkemesi, Sol Partili federal milletvekili Bodo Ramelow ile Federal Anayasayı Koruma Dairesi arasındaki davanın 13 Şubat 2009 tarihli kararında 64’üncü sayfada Sol Parti’nin istihbarat birimlerince izlenmesinin Sol Parti’nin PKK’ya verdiği destek nedeniyle yerinde olduğuna hükmetmişti. “16 A 84/08” dosya numaralı kararda Sol Parti’nin Almanya’da yasaklı olan yasa dışı PKK örgütüne destek verdiğine dikkat çekmişti. Bu arada resmi istihbarat birimlerinin dikkat çektiği bir husus ise ayrıca önem taşıyor. Buna göre Almanya’da yaşayan Kürtler arasında sadece çok küçük bir azınlığın PKK’ya destek verdiği tahmin ediliyor. Sol Parti’nin batı eyaletlerindeki seçim başarılarını çok ince bir taktiğe bağlayan yetkililer, Kürt seçmenle açısından Sol Parti’nin ve Kürt kökenli milletvekillerinin hangi çıkarların peşinden koştuğunun anlaşılmasının mümkün olmadığını belirtiyor. Aynı stratejinin Hamburg’da da izlendiği ifade ediliyor.

Den Artikel auf Deutsch finden sie hier

Kommentare

Wir freuen uns auf Ihre Kommentare zu diesem Artikel.

Bitte verwenden Sie dazu unsere Facebook-Seite - hier.

Wir freuen uns auf Ihre Kommentare zu diesem Artikel.

Bitte verwenden Sie dazu unsere Facebook-Seite - hier.